İşte size yoksulluk!
***
İktidara göre ülkede yoksulluk yok...
Yoksulluk yok ama; nüfusun en çok kazanan yüzde 20‘siyle, en az kazanan yüzde 20‘si arasındaki gelir dağılımı eşitsizliği hızla büyüyor!
Yani; zenginler daha zengin, yoksullar daha yoksul oluyor, bu “yoksulu olmayan” ülkede!
Nüfusun en zengin yüzde 20’si toplam gelirden yüzde 47,6 pay alırken, en yoksul yüzde 20 sadece yüzde 5,6’yla idareye etmeye çalışıyor!
***
Yukarıdaki veriler CHP ya da MHP Araştırma Merkezi‘ne, sendikalara falan ait değil...
Ya da “sırf muhaliflik olsun” diye üretmedik!
Devletin resmi istatistik kurumunun Avrupa Birliği standartlarına göre yaptığı araştırmanın sonucu bu rakamlar!
Peki; bizi yönetenler bu rakamları gördükten sonra et yiyemeyenlerin, kefen parası bile olmayanların, tatile çıkamayanların bu kadar bol olduğu bu ülkede insanların gözüne bakıp hâlâ “Yoksulluk yok” diyebilecekler mi?
Hiç kuşkunuz olmasın; diyecekler!
Çünkü; evet, bizde “yoksulluk” var ama...
En büyük yoksulluk; “siyasi ahlak yoksulluğu!”
İleri ekonomi/ileri demokrasi
* Devletin Borcu; 306 Milyar Dolar.
* Dış Ticaret Açığı, % 84.5 artarak 71 Milyar 563 Milyon Dolar oldu.
* Cari Açık; 48,5 Milyar Dolar.
* 8 Yılda borç faizine giden para tutarı; 408 Milyar TL.
* 8 Yılda vatandaşın bankalara olan borcu % 1280 arttı.
* 8 Yılda Tüketici kredileri 63 kat artarak, 126.9 Milyar TL oldu.
* 8 Yılda Kredi Kartı borçları 10 kat artarak, 43.6 Milyar TL oldu.
* İcralardaki dosya sayısı; 17 Milyon adet.
* 1 Litre benzinin fiyatı şimdilik 4.20 TL.
* Genç nüfusta işsizlik oranı % 24 oldu. Her dört gencimizden biri işsiz.
* Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü; Türkiye’yi Basın Özgürlüğünde 178 Ülke
arasında, 138. Sıraya oturttu.
* Yolsuzluk ve Rüşvetin yaygınlığı sıralamasında, Türkiye 178 ülke arasında 56.
Sırada.(OECD)
*8 Yılda, Tutuklu ve Hükümlü sayısı iki kat artarak 122.404 kişi oldu.
Çiftçi-köylü- İşçi-Memur-Emeklinin durumları ise tam Nasrettin Hocanın fıkrasındaki gibi;
“Nasrettin Hoca artan hayat pahalılığı karşısında zorunlu olarak tasarrufa karar verir. Tasarrufa da ilk önce damdaki eşeğinden başlar ve yemini her gün bir avuç azaltarak vermeye başlar. Günler geçer, bir sabah bakar ki, eşek ölmüş. Hoca üzüntüyle; “Tüh be, tam da açlığa alışmaya başlamıştı, ölmenin zamanı mıydı?”
Bu yazılan rakamlar doğru ve gerçek rakamlardır. Bu, özet olarak seçilmiş göstergelerden sadece üç tanesi dahi, demokrasi ile yönetilen bir ülkede hükümetin düşmesine neden olur. Muhalefete bile gerek yoktur, o millet kendi işini kendi halleder. Çünkü onlar demokrasi için bedel ödemişlerdir ve demokrasinin kıymetini bilirler…
Bizim aziz ve necip milletimiz mi ne yapar? Bekleyip, göreceğiz…
ÇÖMLEK!
Başbakan Boğaz’daki tüp tünellerin Sarayburnu bağlantısını açılış töreninde yaptığı konuşmada, Marmaray’ın 2010 yılına yetişmemesinin nedenini, “Yok arkeolojik şey, yok çömlek çıktı, yok şu çıktı, yok bu çıktı ile önümüze engeller koydular. Bunlar insanlardan daha mı önemliydi” sözleriyle açıklamaya çalıştı.
Yine sayılarla konuşalım:
Başbakan‘ın “Çanak-çömlek için Marmaray’ı engellediler” dediği kazılarda...
MS 4-11‘inci yüzyıllara ait olan 1 liman, 35 batık gemi, 9 gömü, 30 binden fazla tarihi eser bulundu.
Evet; trafik sorununu çözmek çok önemlidir ve hiçbir şey insandan daha önemli değildir.
Ama “geçmişi”, insanın en büyük hazinesidir!
Tüp geçit yapmak için, “geçmişinizi silmek, yok saymak” da tam bir çılgınlıktır!
***
Kısacası Başbakan, bu çılgınlığı önleyen uzmanlara kızacağına, çok büyük bir teşekkür borçludur!


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder